FacebookTwitter

Greferandum’da “Hayır” Ne Diyor?

Başta Avrupa Birliği olmak üzere tüm dünyada merakla izlenen Yunanistan’daki referandumun sonuçları büyük ölçüde belli oldu. Yunan halkı AB’nin yeni anlaşma için yapılmasını istediği reform paketine hayır dedi. Bu sonucun ardından ise kafalar daha fazla karıştı. Bir sürü soru ortaya çıkmış durumda. Kısa vadede öne çıkan üç soruya ve olası yanıtlarına göz atalım. Referandum Sonuçları Etkili Olur mu?  Bana kalırsa çok zor. Zira kreditörler halihazırda Yunanistan halkının seçimle başa getirdiği, zaten Yunan Halkı’nın beklentilerini temsil eden seçilmiş bir iktidar ile müzakereleri yürütmeye çalışıyordu. Müzakereler yeniden başlayacak olsa dahi kreditörlerin tutumunda bir değişiklik olmayacak. Düne göre referandum sonrası tek fark, SYRIZA’nın müzakerelerdeki duruşunu referandum sonuçları ile meşrulaştırmış olması ve içerden aldığı desteği arttırmış olması olacak. Kreditörler açısından ise...

HDP’nin Kırmızı Çizgilerinin Başında Ekonomi Geliyor

Seçimler sona erdi ve Türkiye yepyeni bir siyasi tablo ile karşı karşıya. Bu tablonun oluşumunda, oy verenlerin çoğunluğu Türkiye’nin içeride yaşadığı, temeli demokratik düzenin devamı ve iyileştirilmesine dayanan bir öncelikle hareket etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın başkanlık ısrarı ve kurmayı arzu ettiği sisteme karşı, oyunu arttırmayı başaran iki partiden MHP, yolsuzluklar ve Kürt meselesini kampanyasında öne çıkarttı. HDP de başkanlık sistemi ve özgürlükler üzerinden hareket etti. CHP’nin kampanyasında öne çıkarttığı ekonomik sorunlar ise belki CHP’nin kan kaybetmesini önledi ancak oylarının artmasını sağlamadı. Sonuçlar bir önceki dönemin muhalefet partilerinde, AkP’nin meclis çoğunluğunu kaybetmesinden ötürü bir zafer algılamasına neden olurken, AkP’de ise bir hayal kırıklığı yarattı. Bugün 11 Haziran ve artık zafer ve hayal kırıklığı duyguları yerini daha gerçekçi plan ve...

Bu ülkede ne kolay ki?

Sürekli can yangınları içerisindeyiz. Üzülüp kahrolduğumuz, sonra da hesabını sormayı sadece ateşin düştüğü yerde bıraktığımız can yangınlarımız.. ** Daha 1 yıl olmadı Soma’da 301 tane canı toprağın altında bırakalı. Hemen ardından Ermenek’te.. Geçmişte ise birçok yerde.. Yaşamak için çalışmaktan, çalışmak için yaşamaya terfi ettiğimizi! oralarda hatırladık.. Sonra.. Sonra unuttuk yine. Güvenlik önlemlerinin, tedbirlerin alınmadığı çalışma ortamlarında “işçi” olmak kolay mı? Diyelim ki bu madencilik işinin fıtratında var da diğer sektörlerde çalışma koşulları harika mı? Her dakika işten çıkarılma korkusu ile herşeye boyun eğmek zorunda kalınmıyor mu bu ülkede? İşsizliğin %11’lere genç işsizliğinin %20’lere ulaştığı bir ortamda yaşamını devam ettirecek bir iş bulmak için çırpınan yüzbinlerce genç yok mu? ** Ya çocuk olmak kolay mı bu ülkede?...